Geçmişten bugüne... Prof. Dr. Vamık Volkan’dan dinlediklerim (3)

Prof. Dr. Vamık D. Volkan’ın kimlikler üzerinden çalışması Türkiye’yi de fazlasıyla ilgilendiriyor. Kendisi iç meselelere doğrudan girmese de, röportajımızda verdiği örneklerin bizimle ne derece örtüşüp örtüşmediği ister istemez akla geliyor.

Görüşmemizde son üç senedir Estonya’da, etnik grupların tavırlarını belirlemek ve birbirlerine yakınlık ve uzaklık derecelerini anlamak için toplantılar düzenlediklerini açıklamış, “Estonya'da Ruslarla Estonyalılar arasında görüşmelerde zemin hazırlıyorduk. Son üç senede bütün işim bu idi.” demişti.

Volkan Hoca, sonra “Kanbağı - Etnik Gururdan Etnik Teröre Kimlikler Üzerine” kitabını çıkardı. Kitabında Estonya’daki durumu da anlatıyor. Mülâkatımıza devam etmeden önce ön bilgi olarak o bölümü aktarıyorum:

“Estonya’daki devrimin Estonyalıların kimliği üzerinde karmaşık bir etkisi olmuştur. Her iki değişiklik süresi hemen hemen aynı zamanlara rastlasa da buradaki durum Romanya’da yaşanandan belirgin ölçüde farklılıklar göstermekteydi. Sevinç ve gurura ek olarak Estonya’nın Sovyetler Birliği’nden kan dökülmeden ayrılması, paradoksal olarak “saf” Estonyalı kimliğini sürdürme endişesini beraberinde getirmiştir. Romanya kendi grup kimliğinin başlangıcını Romalılara kadar götürüp bu sürekliliği geleceğe bağlarken, Estonya tarihi, grup kimliğinin muhafazası için daha az destek vermekteydi.

Üç Baltık devletinin en kuzeyinde olan Estonya’nın yüzölçümü 45.215 km2’dir. Bu da Danimarka ya da New Hampshire ve Vermont’un toplamına yaklaşık olarak eşdeğer bir büyüklüktür. Estonya’nın nüfusu 1.5 milyondan biraz fazladır, %61.5’u etnik Estonyalı, %30.3’ü Rus ve geri kalanlar Ukrayna, Beyaz Rusya, İskandinav ve diğer etnik kökenlerdendir.” (s. 235-236).

Arslan Tekin - Hocam Estonyalılarla Rusları mı yakınlaştırmak istiyordunuz?

Vamık Volkan- Bizim işimiz yakınlaştırmak değil. Bizim işimiz bunlara konuşma zemini hazırlamak. Aralarında diyalog kurulmasını sağlamak. Buna yakınlaşmak diyorsanız, tamam.

A. Tekin - Onlar kendileri mi sizden yardım istiyor? Meselâ Estonyalılar size müracaat edip psikologlara ihtiyacımız var. Gelin bu zemini hazırlayın mı, diyorlar?

V. Volkan - O da olabilir. Ancak Estonya ile şöyle oldu: Sovyet İmparatorluğu çökmeden önce biz bu işe başladık. Sovyetler ile Amerikalıların ilişkilerini sağlardık. Gorbaçov'un adamları gelir, Sovyet ilim adamları gelir, bizden de adamlar gider, konuşurlardı. Bu sırada Sovyet İmparatorluğu çöktü. Çöküş sırasında Gorbaçov'un adamları dediler ki: Baltık ülkelerinde bir hayli kargaşalık var. Ne yapacağız?

Biz Baltık ülkelerine gittik. Gittiğimiz ülkenin üçüncüsü Estonya idi. Orada kaldık. Estonya'nın eski cumhurbaşkanı, Rusya'nın büyükelçisi, parlamenterleri hepsi, gayrı resmî olarak bir araya geliyor, zemin hazırlıyoruz. Hiçbiri para almıyor, biz de para almıyoruz. Bunlar Virginia Üniversitesi'nde bizim politik psikoloji grubunun işi...

A. Tekin - Bedava çalışamazsınız... Bir yerden para alıyorsunuzdur?

V. Volkan - Amerika’da vakıflar var... Türkiye'de Koç Vakfı gibi falan... Parayı onlar veriyor. Bu vakıflar insancıl şeylere para veriyorlar. Estonya’daki işimiz çok yoğun oldu. Son toplantıyı geçen ay yaptık. Estonya'daki iş şu: Estonya'nın nüfusu 1.5 milyon. Bunun bir milyonu Estonyalı, 500 bini Rus asıllı. Rus asıllıların bazısı çok eskiden kalma. 300-400 sene öncesi... Ordu çekilmiş, adam üniformasını atmış, Estonya'da yaşamaya başlamış. Kimi yeni... Komünist yönetimde gelmiş. Sonra Rusya ile Estonya arasında sınır nerede başlıyor, nerede bitiyor? Bir sürü problem.

Başlangıçta resmî talepler vardı, gelsinler, konuşsunlar, karar versinler, diye. Resmi görüşmeler bitmiyor, bitmediği için de devamlı tehlike var. Onun için biz bir zemin hazırlıyoruz. Büyükler gelsinler, konuşsunlar... Bu konuşmalardan dolayı tehlike önleniyor. Güvenlik sibopları oluşuyor. Bir örnek vereyim... Genç bir Rus kızı. Üniversite talebesi. Son zamanlarda gençleri de toplantılara katıyorduk. Kız Estonya'da doğmuş. Estonca, Rusca, İngilizce biliyor. İyi yetişmiş. Dedi ki: Ben Estonya’da rahatım. Keşke Amerika'ya gitsem, orada okusam... Bunun üzerine toplantıda bulunan Rusya'dan gelmiş adam öyle bir kızdı ki, nasıl olur... Sen nasıl Rus’sun! dedi.

Şimdi Estonya ile Rusya arasında bir boşanma oldu. Estonya'da kalan Rus çocuk, benim üvey annem daha iyidir, diyor. Öz annesi ise kızıyor. Bu politik bir tepkidir. Ruslar Estonya’da kalan Rusların kendi kimliğinde ayrı kalmasını istiyorlar.

Estonya'da incelemeleri daha geliştirdik. Üç köy seçtik; köylerin nüfusunun yüzde 50'si Rus, yüzde 50'si Estonyalı. Bir yerde köyler 300-400 senedir aynı köyde yaşamışlar. Orada bir şey yok. Etnik bir komplikasyon olmuyor. Ne oldu şimdi? Ekonomi değişti... Ruslar soğan yetiştirirken, Estonyalılar hıyar yetiştiriyorlar. Eskiden kolhoz bunları alıyordu. Problem olmuyordu. Şimdi ise ürünleri ellerinde kalıyor. Estonyalı, ben Estonyalıyım, diye kendi ürününün pazarlanmasını istiyor. Burada biz 10 Rus, 10 Estonyalı alıyor, konuşturuyoruz. Sizin köye 50 bin dolar vereceğiz, diyoruz. Biz onlara demokrasiyi öğretmek istiyoruz. Onlardan her ay bir araya gelip 50 bin doları nasıl kullanacaklarını konuşmalarını istiyoruz. Diyoruz ki: Bu parayı isterseniz okulunuza harcayın... İsterseniz köye park yapın... Böylece konuşmaya başlıyorlar.

Burada bizim yaptığımız bir aşılamadır. Toplumları aşılıyoruz ki, bu toplumlarda zehirli bir şeyler olabilir. Aşı olduğu için kızgınlık ortaya çıktığı zaman birbirlerini örteceklerine konuşuyorlar.

(Devam edeceğiz)

Yazarın Diğer Yazıları