TÜRKİYE'NİN VE TÜRK MİLLETİNİN GERÇEK UMUDU: TÜRKÇÜ GENÇLİK...
"19 Mart 2025'ten bugüne dek Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasının ardından başlayan geniş katılımlı protestolar ve hükümet karşıtı gösterilerde hep en öndeler... Devam edecek gösterilerde de yine en önde olmayı ve dikkatleri üzerlerinde toplamayı sürdürecekleri çok açık. Kimilerinin "Neo İttihatçı Gençler", kimilerinin "Öfkeli Genç Türkler", kimilerinin "Yeni Milliyetçi Gençler" adını verdiği bu Yeni Türkçü Gençlik, toplumun her kesiminin dikkatini üzerine çekti...
İstanbul'da, Ankara'da, Eskişehir'de, Antalya'da, Konya'da hemen her yerde düzenlenen gösterilerde en önlerde bulunan ve bozkurt işaretlerini eksik etmeyen Yeni Türkçü Gençler, ellerinden Türk bayraklarını, Atatürk posterlerini düşürmüyorlar... Kimi zaman gösterilere kurt başlı gök bayraklarla, kimi zaman da üzerinde "özgürlük, kardeşlik, eşitlik ve birlik" yazılı İttihat ve Terakki bayraklarıyla çıkıyorlar.
Bugüne kadar Türkiye'de en güvenli, korunaklı siyasi konum olarak bilinen Türk milliyetçiliğinin, gerçekte "Türkçülüğü reddedip milliyetçiliği ayaklar altına alan AK Parti iktidarında" artık gözaltı, tutukluluk, mahkûmiyet, öğrenci yurdundan, üniversiteden atılmak, bursunun kesilmesi gibi çok ağır karşılıkları olan bir duruş ve tavır olduğunun bilincindeler. Buna rağmen tek başlarına bile TOMA'ların önüne geçebilecek kadar korkusuz, cesurlar.
İzlemişsinizdir, birçok ilde kalabalık gösterici gruplarını dağıtmak için su sıkan TOMA'ların önünde, bir eliyle bozkurt işaretini yapan, diğer elinde Atatürk posterini ya da Türk bayrağını tutan Yeni Türkçü Gençler, o çok yakıcı tazyikli suyun üzerlerine boşaltılmasına rağmen yine de duruşlarını sürdürüyor, yerlerinden kıpırdamıyor bile. Ellerinde Türk bayraklarıyla gözaltına alınacaklarını bile bile tek başlarına da olsa kendilerini dağıtmak için üzerlerine yürüyen polis kuvvetlerine karşı sloganlar atıp Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi'nden uyarladıkları "Ey Türk polisi" diye başladıkları "Polise Hitabe"lerini okuyorlar.
Gösterilerde kendilerini korumak için kurt başı şapka, börü takıyorlar... Gösterilere şaman davullu, kurt postu giymiş kam kılığında katılacak hatta gösterilere gerçek bir kurt getirecek kadar da esprili ve yaratıcılar. Polis barikatlarının önünde şınav çekip birdirbir oynuyor, havada dönerek takla atıyorlar... Onlar, toplumsal gösterilerde ilk kez tanık olduğumuz bambaşka bozkurtlar! Korkusuz, kararlı, cesur, renkli, şenlikli, neşeli, cıvıl cıvıl, pırıl pırıl Genç Türkçüler...
Çok farklı kesimlerden ailelerin çocukları olan ve AK Parti iktidarında doğup büyüyen Yeni Türkçü Gençlik, aklın ve bilimin önderliğine, bireyin ve toplumun özgürlüğüne inanmışlar. Ancak, çağdaş, uygarlık düzeyine erişmeyi AK Parti iktidarıyla olası görmüyorlar. Ama umutlarını yitirmiş değiller. AK Parti iktidarındaki partizan kadrolaşmanın, işsizliğin, adaletsizliğin, hukuksuzluğun, yoksulluğun, sığınmacı meselesinin sona ermesi için meydanlardalar.
Türklüklerinden gurur duyuyorlar. Zaten bu yüzden umutla, inatla, kararlılıkla ve cesaretle Türkiye Cumhuriyeti'ne, Türkiye'ye sahip çıkmak için meydanlara çıkıyorlar. Bölücü değiller, devletçiler. Yeni Türkçü Gençler artık geçmişin bilinen ve alışılagelmiş, taşralı, milliyetçi ve muhafazakârları değil, aksine şehirli, iyi eğitimli, Atatürkçü gençler...
Meydanlarda adaleti, hukuku ararken iktidara kaygılı gençliklerinin hesabını soran Türkçü Gençler, eylemlerde farklı düşüncelerden gençlerle dayanışmaya girecek kadar da hoşgörülü ve farklı düşüncelere de saygılılar.
Bir yandan meydanlarda sol-sosyalist grupların "Kahrolsun faşizm!" sloganlarına eşlik edecek kadar uyumlu ve yapıcı, diğer yandan Şehzadebaşı Camisi'ne herhangi bir saygısızlık yapılmasını engelleyecek kadar da kutsal değerlere saygılılar.
Ama protestoların ilk günlerinden itibaren bazı bölücü gruplar ile aslında protestolarla hiç ilgili olmayıp herhangi bir siyasi görüşü de bulunmayan, işsiz, eğitimsiz, umutsuz, geleceği olmayan, yalnızca meydanlara öfkelerini dökmek için çıkan kimi gençlerden oluşmuş kalabalıkların taşkınlık ve provokasyonlarını engelleyecek kadar da protesto alanlarına hâkim ve dengeleyiciler. Özellikle DEM’i ve marjinal grupları alandan uzak tuttular. Çünkü Türk milliyetçi gençler barışçı ve hukukun dışına çıkmayacak barışçıl eylem kültürünü benimsemiş.
Bozkurt işaretleriyle meydanlarda protesto gösterilerine katılan bu gençler, "Biz 'ülkücü' değil, Türkçü'yüz." sözleriyle tanımlıyorlar kendilerini. Ve devam ediyorlar: "Biz 'ülkücü' değil, Atatürk gibi Türkçüyüz! Türk'üz, Türkçüyüz, Atatürkçüyüz!" Geleceğe olan umut ve kararlılıklarıyla Türkçü Gençlik, artık Türkiye'nin ve Türk milletinin en güçlü umudu olmayı başardı. Tıpkı İttihat ve Terakki Cemiyeti gibi...
Yazımızı "Son İttihatçı" olarak bilinen İttihat Terakki tarihçisi, yazar merhum Erol Şadi Erdinç'in o unutulmaz tespitiyle bitirelim: “İttihat Terakki bir ruhtur; ölmez, zulme karşı mukavemettir.”
TÜRKİYE'NİN VE TÜRK MİLLETİNİN GERÇEK UMUDU: TÜRKÇÜ GENÇLİK...
10 yıl sonra yine bir bahar, yine yeni Anayasa ve aynı PKK!
Lağvedileceği umulan YPG, Suriye Yönetimine ortak oluyor!
Öcalan ve Erdoğan'ın kırmızı çizgisi
PKK'nın kaçıncı ateşkesi bu, kaçıncı kendini lağvı?
Çözüm Süreci Promosyonu: silah bırakan teröriste iş, eş
Kandil'den Öcalan'a sansür ve yasak!
Onursuz Öcalan ve PKK'nın onurlu barış arayışı?!
Dünya hukuk tarihinin en dokunulmaz canisini kimler koruyor?
Ümit Özdağ’dan mesaj var…









