Millet, kükremiş bir sel gibi...
Saraçhane’de başlayan, bütün yurdu saran Maltepe’de devam eden ve sonuç alana dek bitmeyecek olan şahlanış, aslında bir ruhtur. Milletin saflığa, temizliğe, cesarete ve bilgiye dayanan ve özü Altaylardan gelen ruhu, kendini yeniden var edecek şekilde harekete geçmiştir. Bu ruhun önünde artık hiçbir güç duramaz...
Nereden mi biliyorum? Bir defa, Saraçhane’ye veya Maltepe’ye giden üniversite öğrencileri, gençler, orta yaşlılar, yaşlılar, kadınlar, erkekler, orada olmayı bir vatan hizmeti gibi görüyor ve “Ben de orada olmalıyım... Ben de din kisvesi altında yapılan haksızlığa adaletsizliğe, zulme, yalana, dolana, hırsızIığa, yolsuzluğa, kumpaslara karşı durmalıyım; bu görev bana düşüyor...” diye bayrağını alıp meydanlara koşuyor... Meydanlarda olmamayı bir çeşit askerlikten kaçmak gibi görüyor.
Peki ne oldu gençlere, ne oldu millete de harekete geçti?
Gençler, geleceklerinin çalındığını, yurt dışına çıkmanın çözüm olmadığını, kendi vatanlarında haklarına sahip çıkmazlarsa, kimsenin onlara bir lütufta bulunmayacağını algıladı. Orta yaşlılar ve yaşlılar da Atatürk’ün, Türk İstiklal ve Cumhuriyetini koruma görevini, Türk gençliğine verdiğini hatırladı...
Elbette CHP’nin siyasi hataları vardır ve bunları zaman zaman ben de gündeme getirdim. Vatandaş, CHP’li olsa bile farklı düşünmüyor... Fakat bugün “100 yıllık partinin düştüğü duruma bakın” diye aşağılanmak, itibarsızlaştırılmak istenen sadece CHP değildir, CHP’nin veya Zafer Partisi’nin şahsında doğrudan Cumhuriyettir, Türk Milleti’nin egemenlik haklarıdır!
Millet, Malazgirt’te PKK kongresi toplamaktan bahsedenlerin, bir süre önce uydurma tarihle Malazgirt’e de, Çanakkale’ye de ortak çıkarmak gayretine girdiğini not etmişti zaten...
Millet, tutuklanarak saf dışı edilmek istenenlerin ise önce Ümit Özdağ sonra Ekrem İmamoğlu değil, gerçekte kendisi olduğunu, onlara yapılan zulme ve atılan iftiralara seyirci kalırsa, Malazgirt’ten 954 yıl sonra, egemenliğinin elinden gideceğini anladı ve şerefini, haysiyetini korumak için yollara düştü.
Türk Milleti, harekete geçtikten sonra Mehmet Akif Ersoy’un söylediği gibi kükremiş sel gibi önüne konulan bütün hukuk dışı bentleri çiğner ve aşar. Millet, kendi hakkına hukukuna sahip çıkar.
Denilebilir ki, “İyi ama Millet, bunu kimin önderliğinde yapacak?”
Millet, önder aramıyor, her bir ferdiyle kendisi önder olmaya çalışıyor, tarihin, bu görevi, genetik bir miras gibi kendisine verdiğini biliyor. Millet, kadınıyla, erkeğiyle, iktidarın, Türkiye’yi sadece ekonomik olarak değil, siyasi olarak da uçuruma sürüklediğinin bilincindedir. CHP organizasyonunda bütün partilerin buluşması da bunun göstergesidir. Millet, cumhuriyeti kuran partiye de köklerini hatırlatıyor, yol gösteriyor, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” diye haykırıyor... Millet, kimsenin kurşun askeri de değildir ama başta Özgür Özel olmak üzere, hukukun ve demokrasinin ayaklar altına alındığı zor bir dönemde, güçlü irade ve liderlik sergileyenlere de minnettarlık duyuyor. Özel de mücadelenin İkinci Meşrutiyetten beri Sevrcilerle Lozancılar arasında olduğunu ilan etti. Yani CHP, köklerine “kurucu değerler”e dönecektir...
Millet, bayrama, ümitle, heyecanla ve kendine güvenerek girdi. O halde Mustafa Kemal Paşa’nın Amasya Genelgesi’nde belirtiği gibi milletin istikbalini, milletin azmi ve kararı kurtaracaktır.
Le Pen olayı... Avrupa da aynı yolun yolcusu!
Türklere yeni Anayasa biçmek ve gençlerin direnişi!
Tarihin çektiği fotoğraflar ve Volkan Konak...
Millet, kükremiş bir sel gibi...
Bozulmanın temeli, yenilmişlik psikolojisi!
Kanada’nın resmi uyarısı!
ABD Elçiliği açıkladı: “Trump, Erdoğan’ı bilgilendirdi...”
Kent Lokantası ve Türk devlet felsefesi!
ABD: Türkiye’de iyi şeyler olacak!
Yeni Anayasa ile hidrolik çatlatma!









