“YÜKSEK İHANET”

Sabahın oldukça erken  saatinde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hukukçularla ve  gazetelerin Ankara temsilcileriyle kahvaltılı toplantıda bir araya geldi. Gündem belliydi; “HSYK kanun teklifi”. Toplantıya başlandığında Cumhurbaşkanının liderleri Çankaya Köşküne davet ettiği henüz duyulmamıştı.Toplantının ortasında geldi haber. Haliyle de gündem çeşitlendi.
Kılıçdaroğlu kısa bir giriş konuşması yaptı  “demokrasi ayaklarımızın altından parça parça kayıp gidiyor” dedi ve sözü hukukçulara bıraktı. Hukukçular oldukça can alıcı noktalara ve iktidarın tepeden inme anlayışına  değindiler ama genel olarak ortaya konulan; “artık  hukuk alanında yapılacak çok bir şey yok ne yapacaksınız sandıkta yapacaksınız. 30 Mart için sandıkları sıkı tutun.Vatandaşa inin ve  her şeyi onların anlayacağı dilden anlatın” şeklindeki tavsiyelerdi.
Hukukçuların görüşlerine parça parça gireceğim. Toplantının iki flaş haberi vardı. Birincisi; Anayasa Hukukçusu ErdoğanTeziç’in, Cumhurbaşkanının anayasal sorumluluklarını hatırlatırken kullandığı “yüksek ihanet” kavramı. İkincisi ise; ise Kemal Kılıçdaroğlu’nun kulağına gelen “İçişleri Bakanı Olağanüstü hal konusunda çalışma yapıyor”u bizlere aktarmasıydı. Ama bu haberin öncesi var. Şöyle;
Söz sırası kendine geldiğinde Demokrat Yargı eşbaşkanı  Orhan Gazi Ertekin farklı cephelerden “yargıda olağanüstü hal döneminden” bahsetti. Tüm konuşmalar tamamlandıktan sonrada Prof. Dr.Erdoğan Teziç söz alarak çok endişelendiğini  belirtip  Ertekin’e  sorular yöneltti. Bu sorular esasında günlerdir Ankara kulislerinde duyduklarımızın benzeriydi. Özetle şöyle;
“Hükümet bir sıkıyönetim sürecine girer mi? Mahalli seçimler ertelenebilir mi?” 
Ertekin; Teziç’i “böyle bir tehlike görmediğini ve şu anda uzlaşmaya en çok ihtiyacı olan Tayyip Erdoğan’dır” diyerek cevapladı. Bu diyalog devam ederken CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “İçişleri Bakanı olağanüstü hal konusunda çalışma yapıyormuş” sözleri duyuldu. Duyulanın hemen üstüne gidildi, gazeteciler olarak CHP liderinden daha fazla açıklama yapmasını istedik. Kılıçdaroğlu, “Öyle bir çalışma olduğuna dair bize bilgi geldi. Olağanüstü hal maddeleri üzerinde çalışıldığı söylendi.. Zaten olağanüstü bir dönemdeyiz. Hükümet krizi var” dedi.
Cumhurbaşkanının liderleri Köşk’e davet etmesi hususunda geç kaldığının altını çizdi Kılıçdaroğlu. Köşke çıktığında Cumhurbaşkanından devletin kurumlarını uyumlu çalıştırmasını isteyeceğini kaydetti. HSYK konusunda anayasal değişikliğine destek verip vermemeye gelince, “Yargıç güvenliğini sağlayacak bir anayasa teklifine neden hayır diyelim. Masaya oturmanın ön koşulu HSYK teklifinin geri çekilmesidir” şeklinde konuştu. Bir şart daha  koştu CHP lideri;
 “Değişikliği yapacak Uzlaşma Komisyonu’nda masanın başında ‘Anayasanın 138. Maddesi bitmiştir’ diyen TBMM Başkanı olacaktır. Başbakan değil. Ne kadar samimi olduğunu göreceğiz. Çünkü, Anayasayı yasama organı değiştirir, yürütme organı değil...” 
Kemal Kılıçdaroğlu, Hükümetin HSYK teklifi ile Deniz Feneri sürecini yeniden başlatmak istediğine vurgu yaptı. “CHP-cemaat yakınlaşması mı var” şeklindeki bir soruya ise gayet net cevap verdi Kılıçdaroğlu;
“Biz de gazetelerden okuyoruz. Yok öyle bir şey.Cemaatin bir yetkilisini bulsak da konuşsak uzlaşma var mı diye. Herkesin inançlarına saygılıyız. İnançların siyasette kullanılmasına karşıyız.” 
Toplantıya katılan hukukçuların vurgu yaptığı noktalara gelince;
Prof. Dr. Erdoğan Teziç;
* Anayasa mahkemesine gidildiğinde zamanla yarışılacak. Şimdiden kısa dava dilekçesi hazırlanmalı. İptal kararları AYM’de geri yürümüyor. Yürürlüğün durdurulmasının yansıra uygulamanın durdurulmasının üstünde ısrarla durmak lazım. Cumhurbaşkanı imzalar gönderir. Meclis Başkanı tarafsız değil. Cumhurbaşkanının anayasal görevlerini yerine getirmemesinin çok ağır sonuçları vardır. Kamuoyuna iyi anlatılmalı; Cumhurbaşkanı anayasal görevlerini yapmadığı zaman bunun yaptırımı mukayeseli hukuk da yüksek ihanet olarak nitelendirilir. Bu kadar vahimdir. Hele hele yargı elden gidiyorsa.
Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu;
* Türkiye Cumhuriyeti 17 Aralık’tan bu yana hukuk ve kanun devleti değildir,sadece polis devletidir. Hukuken yapılacaklar çok sınırlı. Bu siyasi iradenin kaldırılması lazım. Seçimi kazanmak zorundasınız. Tek iş sandıktan çıkmak. Evvela seçim güvenirliğini sağlamak lazım. İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığına bağımlı bir seçim hiçbir zaman güvenli bir seçim değildir.
Güç birliği yapmak zorundasınız. Birbirinizi kırmadan bu seçimi götürün. Taraflar kavga ediyorsa bunun birini destekler gibi görünmemekte fayda var. Yargı mensubunda kahraman yoktur sadece görevini yapan hakim veya savcı vardır. Kahraman olmayan kişilerin kahraman haline getirilmesinde büyük zarar var. Türkiye çok zor durumda. Ya sizin seçimde göstereceğiniz başarı ile  bu zorluk aşılacak ya da daha karanlık bir duruma girilecek. Sorumluluğunuz çok büyük.
Pof. Dr. İbrahim Kaboğlu;
* TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in ‘Anayasa 138 ölmüştür’ demesi çok önemli. Anayasa mahkemesi sürecinde bu kullanılabilecek çok önemli bir  argüman. Diğeri ise; Başbakanın yaptığı ‘Cumhurbaşkanı  geri gönderebilir. AYM iptal edebilir’ sözleri. Muhalefet belki de ilk kez bu kadar meşru ve güçlü bir zeminde.
Prof. Dr. Atilla Özer;
* Vatandaşa görevlerini hatırlatın. Vatandaşa doğru olanı hatırlatın. Vatandaşa göre hareket edip iktidara gelebilirsiniz. Halk bir takım olanları idrak etmekte zorluk çekiyor.
Yarsav Başkanı Murat 
Arslan;
* Bu teklif geçerse yargı sistemi masada kalır. Yasama kabadayılığı; her şey yasa ile çözülmeye çalışılıyor. Son 10 yılda çıkarılan yasalar 50 yıldan daha fazla. Hitler’de  bütün sorunlarını yasa çıkararak çözmeye çalışmış. Teklif, yeni paralel yapı oluşturur. Artık cemaat olayı aşıldı. Hükümet tüm yargıyı karşısına aldı. Genel konsensüs, çoğulcu demokrasi anlayışsı ile HSYK’nın yapısı değiştirilmeli.
Demokrat Yargı eş başkanı Orhan Gazi Ertekin;
* Türkiye’de çok katmanlı kriz var. 1-HSYK teklifi krizi. 2-Hukuk yargı. 3-İktidar krizi.
Yargıda cemaatin ilan ettiği olağanüstü hale karşı bu sefer iktidar olağanüstü hal ilan etti. Yapılacak; halkın olağanüstü halini ilan etmektir.
Yargı-Sen Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu;
* Yargı operasyonu. Yasa çıktığında anında sonuç çıkarılmak isteniyor. Adalet komisyonunda tekmeyi yedikten sonra Başkan bana söz vereceğini söyledi. Başbakan konuştuktan sonra  bu söz yerine getirilmedi. Bu Başbakanın attığı yeni tekme. Cemil Çiçek’ten kınama beklerdim. Kaba kuvvete ses çıkaramayan HSYK Başkanı kanun geçerse yine iktidarın her istediğini yerine getirecek.

Yazarın Diğer Yazıları