Galatasaray’ın İspanyol golcüsü Morata Cadena Ser'de yayınlanan El Larguero programına açıklamalarda bulundu. Türkçe öğrenmeye çalıştığını ifade eden tecrübeli oyuncu Galatasaray-Fenerbahçe rekabeti ve Fenerbahçe Teknik Direktörü Mourinho ile ilgili konuştu.
Morata’nın açıklamalarından satır başları şöyle:
“Türkiye'nin en büyük kulübünde bir aile deneyimi yaşama şansım vardı ve Galatasaray'a gitmeye karar verdim. Kesin bir transfer değil, önümüzdeki Ocak ayına kadar sözleşmem var, orada kalmam gerekirse de benim için sorun olmaz. Mutluyum, iyi adapte oldum, ama benim Milan ile sözleşmem var.
Türkiye ve Galatasaray çok etkileyici, çok kültürlü, size çok şey sunuyor, ayrıca takımla birlikte Antalya'ya da çok gidiyoruz, uzun deplasman yolculuğu olduğunda 3-4 günlüğüne plaja gidiyoruz ve gerçek şu ki inanılmaz.
Türkçe öğreniyorum, biraz ders alıyorum ve iletişim kurabiliyorum biraz. Dahil olmak istiyorum. Sonuçta başka bir kültür. İnsanlara çok saygı duyuyorum. Türkiye'de insanlar çok asil ve çok saygılı. Bir restorana gittiğinizde bazen eğer başka bir takımı tutuyorlarsa yemek vermiyorlar, şaka yollu tabii ki. Bunu şaka yollu söylüyorlar size.
Gerçek şu ki; Galatasaraylılar takıma farklı bir duyguyla bakıyorlar. Bu etkileyici bir şey ve bunu bambaşka bir seviyede yaşıyorlar. Şu anda Galatasaray'da 25. şampiyonluğu kazanma şansımız var. Bu da formaya bir yıldız daha eklemek anlamına geliyor ve onlar için bu en önemli şey. Döndüğümüzde kupada Fenerbahçe maçı var ve umarım onları yeneriz ve iki gol atabilirim.
Gerçek şu ki Mourinho'ya çok büyük bir saygım ve sevgim var çünkü bana ilk defa oynama fırsatı vermişti. Ama belki de konuşmak için Türkiye'den ayrılmamızı beklememiz gerekecek. Ayrıca sana söyleyeyim, sana son derbinin sonunun videosunu izleteceğim. Aşırı bir rekabet söz konusu.
Galatasaray - Fenerbahçe arasındaki rekabet, Madrid-Atletico ve Madrid-Barça rekabetinden çok daha ateşli ve çok daha büyük. Böylesini hiç görmedim. Maçı yönetmek için yabancı hakem geldi. Stadyumda 30 bin üzerinde polis vardı. İnanılmazdı.”