İSO Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı'nda konuşan İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, "Biz TL’nin gereğinden fazla değerli kılınmasına da, TL’nin değerinin gereğinden fazla düşürülmesine de karşıyız" dedi. Merkez Bankası Başkanı Erkan ise "TL'ye geçiş zamanı geldi" açıklamasını yaptı.
Merkez Bankası Başkanı Erkan, enflasyona ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Enflasyonun ana eğiliminde de bir gerileme başladı. Kasım ayı öncü göstergeleri enflasyondaki gerilemenin devam ettiğini göstermektedir. Enflasyon tepe noktasına ulaştıktan sonra 2024 yılının ikinci yarısında gerileyecek” dedi.
TCMB Başkanı Hafize Gaye Erkan'ın konuşmasından satır başları ise şöyle:
Önceliğin dezenflasyon olması son derece önemlidir
Enflasyonla mücadelenin ön koşulu kararlılıktır
Beklentiler ve beklentilerin dağılımında iyileşme belirtileri görülüyor
Fiyatlama davranışlarında da olumlu bazı gelişmeler yaşanıyor
Fiyat artış hızı azalmak ile birlikte uzun bir süreden sonra indirimler başladı
Düşüş genele yayılarak devam edecek
Kasım ayı öncü göstergeleri enflasyondaki gerilemenin devam ettiğini göstermektedir
Enflasyon tepe noktasına ulaştıktan sonra 2024 yılının ikinci yarısında gerileyecek
Döviz kurundaki istikrarın da katkısıyla aylık enflasyon üzerindeki şoklar azalarak maliyetlere ilişkin öngörülebilir artacaktır.
Dayanıklı mal ve ürün fiyatlarında düşüş genele yayılarak devam edecek
Talepteki dengelenme sürecini gelişimin önündeki anahtar olarak görüyoruz
Tüm bu süreç boyunca kredi gelişiminin doğru hız, kompozisyonda olmasını önemsiyoruz
Finansal istikrar, sürdürülebilir büyümenin olmazsa olmazı
Nitelikli büyümeye odaklanılmalı
Fiyat istikrarı ve bununla pekişecek olan finansal istikrarı sürdürülebilir büyümenin olmazsa olmazıdır
Enflasyonun yüksek ve oynak olduğu durumlarda enflasyon belli eşit değerlere gerileyene kadar doğru politikalarla dezenflasyon başlatılabilir
Amaç kararlı bir şekilde dezenflasyon sürecini devam ettirmek olmalıdır
Para politikası adımlarımızın hedeflediğimiz sonuca ulaşmasının zaman alacağının bilincindeyiz, öte yandan adımlarımızın olumlu etkilerini gözlemliyoruz
Kredilerde normalleşme başladı
Bireysel kredilerde normalleşme başlamıştır
Bireysel kredilerde israf ve enflasyona yol açan aşırılık giderildi
Ticari krediler dengeli bir yapıya kavuştu
Kullandırılan reeskont, yatırım taahhütlü kredilerde belirgin bir artış olmuştur, hedeflenen yönde önemli bir katkı sunuyor
Reeskont kredilerinin %75'inin firmalara ilave teminat maliyeti oluşturmadan verilmesini hedefliyoruz
YTAK programıyla 300 milyar lira tahsis edildi
TL'ye geçiş zamanı gelmiştir
17 Kasım itibarıyla brüt uluslararası rezervler 134 milyar doların üzerine çıkmıştır, son 9 yılın en yüksek seviyesindedir, rezerv artışında Batılı fon girişlerinin etkisi görülmüştür
Vadeli mevduata olan talep arttı, TL'ye geçiş zamanı gelmiştir
Türkiye'ye olan yatırımcı güveni finansal koşullara, döviz kurlarına belirgin katkıda bulunmaktadır
Parasal sıkılaştırma, sadeleştirme adımlarımız sayesinde getiri eğrisi normalleşmiş, iç ve dış ilgi önemli ölçüde artmıştır
CDS'ler 700'den 339 baz puana kadar geriledi
Rezervlerimizdeki artışı kalıcı kılacağız
Parasal sıkılaştırmada asıl etkileri 2024'te göreceğiz
Parasal sıkılaştırma sürecimizin etkilerini öncü sinyallerini yavaş yavaş almaya başlamakla birlikte asıl etkilerini 2024 yılında göreceğiz
Döviz kuru istikrarı, cari işlemlerde iyileşme, rezervlerde artış devam edecektir
Dezenflasyon dönemini, öngörülebilirliğin artacağı, enflasyonun tek haneli kalacağı, düşüşün kalıcı olacağı dönem takip edecektir
Politikamız mümkün olan en kısa sürede enflasyonu tek haneli rakamlara düşürmeyi hedefliyor
Reel sektör firmalarımız likit bilanço yapıları, yüksek karlılıkları ve azalan borçluluk oranları sayesinde finansman maliyetlerindeki artış kaynaklı riskleri yönetebilecek kapasitedir
İSO BAŞKANI'NDAN TL MESAJI:AŞIRI DEĞERLENMEYE DE DEĞER KAYBINA DA KARŞIYIZ
Türkiye ekonomisi için olduğu kadar, sanayi ve sanayicinin de en önemli güvencesinin finansal istikrar olduğunun altını çizen İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, “Çünkü biz finansal istikrara; üreticinin, sanayicinin ve iş insanının planlı, programlı, uzun vadeli bir ekonomik iklimde çalışabilmesi için elinde olması gereken en temel unsur ve “sermaye” olarak bakıyoruz” diye konuştu. .
Sanayiciler olarak döviz kuru konusundaki duruşlarının net olduğunu belirten Bahçıvan, şunları söyledi: “Biz TL’nin değerinin düşmesine dönük ve yüksek volatilite konusunda hassasız. Fakat bazen TL’yi gereğinden fazla değerli kılan Merkez Bankası politikalarının da Türk reel sektörünün rekabet gücünü nasıl azalttığını yakından biliyoruz. Kısacası biz TL’nin gereğinden fazla değerli kılınmasına da, TL’nin değerinin gereğinden fazla düşürülmesine de karşıyız. Umuyoruz ki önümüzdeki dönemde fon girişlerinde hız artacak. Böylece bu süreç Merkez Bankamızın rezerv artış politikasıyla da desteklenerek, kurlardaki aşırı volatilitenin önüne geçebilecek desteklerin oluşmasına kaynak sağlayacaktır.”
Döviz bozdurma zorunluluğuna da dikkat çeken Bahçıvan "ne yazık ki devam ediyor " dedi