Türkiye’den Kanada’ya, Arktik bölgeden Alp Dağları’na kadar uzanan bu manzaralar, sadece görsel bir şölen sunmakla kalmıyor, aynı zamanda iklim değişikliğinin doğa üzerindeki etkilerine dair çarpıcı ipuçları veriyor.
Türkiye’de Denizli’nin Buldan ilçesindeki Yayla Gölü, bu dönüşümün en etkileyici örneklerinden biri.
Kış aylarında 15 santimetreye ulaşan buz tabakasıyla kaplanan göl, ilkbaharda çözülmeye başlayınca yüzeyinde kuşların dans ettiği eşsiz bir tablo ortaya çıkıyor.
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) desteğiyle yürütülen “Kuşlar Seni Çağırıyor” projesi kapsamında hazırlanan raporlar, gölün ekoturizm potansiyelini de gözler önüne seriyor.
"KUŞLAR VE DİĞER CANLILAR İÇİN YENİ YAŞAM ALANLARI AÇIYOR"
Bilim dünyası, bu görüntülerin ardındaki hikayeyi araştırıyor. Kanada’daki Alberta Üniversitesi’nden iklim bilimci Prof. David Hik, “Buzların erimesi, göllerin ekosistemini yeniden şekillendiriyor. Su yüzeyine ulaşan güneş ışığı, bitki örtüsünü canlandırırken, kuşlar ve diğer canlılar için yeni yaşam alanları açıyor” dedi.
"GÜZELLİKLERİ KUTLARKEN, KAYIPLARI DA GÖZ ARDI EDEMEYİZ"
2023’te Nature Climate Change dergisinde yayımlanan bir araştırma, Arktik bölgedeki göllerin son 20 yılda %30 daha hızlı çözüldüğünü ve bu değişimin biyoçeşitliliği artırdığını ortaya koydu. Ancak Hik, bu güzelliğin bir bedeli olduğunu vurguladı:
“Bu manzaralar, iklim değişikliğinin hızlanan etkilerinin bir yansıması. Güzellikleri kutlarken, kayıpları da göz ardı edemeyiz.”
Avrupa’da ise İsviçre Alpleri’ndeki göller, eriyen buzlarla birlikte turkuaz renkli sularıyla dikkat çekti.
"BÜYÜLEYİCİ BİR RENK KATIYOR"
Lozan Üniversitesi’nden glaciolog Dr. Martina Barandun, “Buzullar çekildikçe, göller mineral bakımından zengin sularla doluyor ve bu da onlara büyüleyici bir renk katıyor” dedi.
2024’te Journal of Glaciology’de yayımlanan çalışması, Alp göllerindeki bu değişimin fotoğrafçıların ve turistlerin ilgisini çektiğini, ancak uzun vadede su kaynaklarının azalmasına yol açabileceğini belirtti.
Peki, bu kartpostallık görüntüler nasıl oluşuyor? Uzmanlar, buzların erimesiyle su yüzeyinde biriken organik maddelerin ve minerallerin, ışığı farklı açılardan yansıtarak bu eşsiz manzaraları ortaya çıkardığını söyledi.
Doğaseverler için bu göller, yürüyüş rotaları ve fotoğraf çekim alanlarıyla birer cazibe merkezi haline geldi. Ancak bilim insanları, bu güzelliklerin geçici olabileceği konusunda uyardı.
"GELECEK NESİLLER İÇİN BİRER ANI OLARAK KALABİLİRLER"
Dr. Barandun, “Buzullar tamamen eridiğinde, bu göllerin birçoğu kuruyabilir. Şimdilik kartpostallık görüntüler sunsalar da, gelecek nesiller için birer anı olarak kalabilirler” dedi.
Buzları çözülen göllerin hikayesi, doğanın hem büyüleyici hem de kırılgan yüzünü gözler önüne serdi. Bu manzaralar, insanlığı iklim değişikliğiyle mücadelede daha kararlı adımlar atmaya çağırırken, bir yandan da doğanın son dansını izlemeye davet etti.