Avrupa'da, Amerikan teknoloji şirketlerine karşı giderek büyüyen bir güvensizlik ortamı oluşuyor. Özellikle Amazon Web Services, Google Cloud ve Microsoft Azure gibi ABD merkezli bulut hizmetleri sağlayıcılarına olan bağımlılığın, Avrupa’nın dijital egemenliğini tehdit ettiği görüşü yaygınlaşıyor. Bu kapsamda, Avrupa’daki pek çok şirket ve hükümet, bu bağımlılığı sona erdirmek için yeni adımlar atıyor.
Hollanda hükümeti, bu doğrultuda sekiz yeni karar alarak ABD merkezli bulut hizmetlerine olan bağımlılığı azaltma çağrısında bulundu. Bununla birlikte, 100’den fazla Avrupa kuruluşunun imzaladığı açık bir mektup, mevcut durumun güvenlik riskleri yarattığını ve kıtanın dijital altyapısında istikrarsızlığa sebep olabileceğini vurguluyor.
SİYASİ BİR ARAÇ OLARAK TEKNOLOJİS
Eski Avrupa Parlamentosu üyesi ve Stanford Üniversitesi’nde siber güvenlik uzmanı olan Marietje Schaake, Avrupa’da ABD’ye olan teknoloji bağımlılığı konusunda büyük bir endişe olduğunu belirtiyor. Schaake, "Avrupa’da büyük bir kesim, ABD şirketlerinin hükümet politikalarının bir aracı haline gelmesinden endişe duyuyor. Bu nedenle kıta, kendi teknolojik altyapısını güçlendirmek istiyor" dedi.
Bu endişeler, ABD ve Avrupa Birliği arasındaki veri transferi anlaşmalarının geçmişte mahkemeler tarafından iptal edilmesiyle daha da arttı. Avrupa mahkemeleri, ABD şirketlerinin kullanıcı verilerini yeterince koruyamadığını ve Avrupa vatandaşlarının gizlilik haklarını ihlal ettiğini öne sürerek anlaşmaları geçersiz kıldı.
AVRUPA'DA YEREL ALTERNATİFLER GÜÇ KAZANIYOR
Avrupa, ABD merkezli şirketlere alternatif olarak kendi bulut sağlayıcılarını geliştirmeye odaklanıyor. İsveç merkezli Elastx şirketinin CEO’su Joakim Öhman, "Avrupalılar, ABD ile artık aynı tarafta olmadığımızı düşünmeye başladı. Bu da yerel çözümleri daha cazip hale getiriyor" diye konuştu.
Son dönemde büyük şirketler ve kamu kurumları, Avrupa merkezli teknoloji çözümlerine yönelmeye başladı. Bunun temel sebeplerinden biri de Trump yönetiminin aldığı bazı kararlar. Özellikle ABD'deki Gizlilik ve Sivil Özgürlükler Gözetim Kurulu’ndan üç Demokrat üyenin görevden alınması gibi adımlar, Avrupa’da bu konudaki endişeleri artırdı.
Avrupa ülkeleri, kendi dijital ekosistemlerini güçlendirme sürecini hızlandırırken, ABD merkezli büyük teknoloji firmaları kıtanın en büyük pazarlarından birini kaybetme riskiyle karşı karşıya. Dijital bağımsızlık yolunda atılan bu adımların, teknoloji dünyasında nasıl bir dönüşüme yol açacağı ise merakla bekleniyor.